14 Nisan 2019Yorum Yap

Charles Bukowski,(16 Ağustos 1920 ‘ 9 Mart 1994) asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD’nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir.

Alman kökenli bir anne ve Polonyo kökenli Amerika’lı asker bir babanın çocuğu olarak 16 Ağustos 1920 tarihinde Andernach Almanya’da dünyaya gelen Bukowski , Almanya’da başlayan karışıklık nedeni ile 2 yaşındayken ailesi ile birlikte Los Angeles’a taşınır ve hayatının çoğunu burada geçirir. Okul yıllarında Bukowski eline geçen herşeyi okumaya ve hikayeler yazmaya başlamıştı. Bir gün babası hikayelerinden bazılarını buldu ve öfkeden deliye dönmüş bir şekilde tüm eşyalarını ve yazılarını yok etti. 1929 krizi sonrasında işsiz kalan ve geçim sıkıntısı çeken babasından uzun yıllar boyunca şiddet gören Bukowski, yaşadığı hayatın etkilerinden olsa gerek dağınık bir yaşam sürer.Asi bir çocuk olarak büyüyen ünlü yazar bunun etkilerini hayatı boyunca taşır. Paraya, işe önem vermeyen, bir aile kurmaya özen göstermeyen Bukowski , toplumun O’na biçtiği rolün daima dışında yaşar.

Eserlerinde genellikle toplum dışı insanları ve depresyonu konu alması ve alkolizme yakın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski’nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır.

Çocukluğunda genelde sessiz ve bu nedenle dikkat çeken yazar bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlk okul yıllarından itibaren korkusuz olan Bukowski kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine “sevişelim” dediğini söylemektedir.

Daha o zamandan nasıl birisi olacağı netlik kazanan Bukowski, Los Angeles Lisesinden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi’nde 1 yıl okudu.

Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski’nin yazıları hep geri gönderilmiştir.Ancak 24 yaşındayken “Aftermath of a Lenghty Rejection Slip” isimli kısa öyküsü yayımlandı.

İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan “20 Tanks From Kasseldown” isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yöntemlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü ABD’yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemde ki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığıydı.

Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir.

O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefleyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin Amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969’da da bunu aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta.

Ayrıca ömrünün çoğu denile bilinecek kadar kısmını da hipodromlarda geçirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950’lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre ABD Posta İdaresinde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955’te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957’de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959’da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeye devam etti ve sonra Los Angeles’taki postaneye geri döndü.

1965’te hiç evlenmediği Francis Smith’ten bir kızı oldu. 1969’da Black Sparrow Yayınevinden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı “İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim.” Posta ofisini bırakalı bir ay olmayalı Bukowski Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976’da Bukowski, Linda Lee Beighle ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles’ta bir liman şehri olan San Pedro’ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985’te evlendiler.

Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994’te 74 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya’da öldü. Ölüm töreni Budist rahipler tarafından yönetildi.

Bu tip bir hayat yaşadığı için bir çok kez tutuklanmış, dayak yemiş hatta bazı kitaplarında adam öldürdüğünü dahi söylemiş olan Bukowski hayatı, özgün dili ve tarzı ile Amerikan edebiyatına damgasını vurmuş, ülkemizde ise ilk kez Sokak dergisinde çıkan öyküleri ile tanınmıştır.

Bukowski Kitapları https://deryakitapevi.com/index.php?product_cat=bukowski&s=&post_type=product

Paylaş

admin

1
Merhaba sipariş, destek, görüş ve önerileriniz için bizimle iletişime geçiniz
Powered by